Derin Ven Trombozu (DVT) Nedir?

Toplardamarlar, vücudumuzdaki dokular içerisinde birikmiş olan kirli kanın kalbe geriye taşınmasını sağlamakta bulunan damar sistemidir. (Venöz sistem) Toplardamarlar bacak bölgesinde derin ve  de yüzeysel venler şeklinde iki farklı dala ayrılıyor. Derin venler içerisinde kanın durağanlaşmaya başlaması ve kümeleşmeye eğilim göstermesinden dolayı pıhtı oluşturuyor ve gerçekleşen bu durum derin ven trombozu (DVT) şeklinde isimlendirilmektedir. Vakanın  gerçekleşmesiyle beraber bir takım bulgular ortaya çıkmaktadır. İsterseniz şimdi Derin Ven Trombozu ile birlikte vücudunuz içerisinde  gerçekleşen reaksiyonlara bir bakalım.

Derin Ven Trombozu (DVT) Belirtileri Nelerdir?

Derin ven trombozu aslına bakılırsa erken dönemdeki (Akut DVT) ile geç dönemdeki (Kronik DVT) şeklinde 2’ye ayrılmaktadır. Erken dönemdeki DVT ilk 15 gün içerisindeki dönemi kapsamaktadır. Ve bu dönem içerisinde bacaklarda şişlik, şiddetli bir şekilde ağrı, ısıda artma, kırmızı renk değişiklikleri gibi bulgular oluşmaktadır. Bölge açısından bakıldığında bacaklarda en fazla baldır ile uyruk venlerinde ortaya çıkmaktadır. Her 2 bacağın arasında ise çok ciddi  bir çap farklı oluşabilmektedir. Nadir bir şekilde kol ile karın içi venlerde bile DVT görüldüğü olabilmektedir.

Akut dönem içerisinde yumuşak pıhtı kopup vücudumuzun farklı yerlerinde yer alan toplardamarları tıkayıp bir emboli oluşturuyor. Bacaklarda meydana gelen DVT’den sonra en fazla Akciğer Embolisi görüldüğü olmuştur. Ani bir şekilde gerçekleşen sırt ağrılarıyla beraber göğüs ağrıları, nefes darlığı ve  ağızdan öksürme esnasında kan gelmesi gibi çeşitli bulgular hemen Akciğer Embolisini akıllara getirmelidir. Hastayı fiziksel açıdan da rahatsız ettiği görülen bu Derin Ven Trombozunun hastalar üzerinde psikolojik açıdan da bir etkisi vardır. Bulguların daha da şiddetlenmesiyle ruhsal yönden kişileri rahatsız etmeye başlayan sancılı süreci bitirmek amacıyla yapılması gereken şey tedavi sürecine bir an önce başlama kararı almaktır.

Derin Ven Trombozu (DVT) Nedenleri

Damarın içinde pıhtı oluşmasına ilk olarak 3 faktörün etki ettiği bilinmektedir. Bu etkileri ise aşağıda maddeler halinde sıralıyalım;

  • Damar içinin yüzeyinde ( endotelde )  bir hasarın meydana gelmesi (Travma ile birlikte kemoterapi, damar içi ilaç kullanımları ve sigara gibi)
  • Hareketsiz kalmak ( Uzun bir zaman boyunca yoğun bakımda yatma, kalça protezi benzerindeki çok büyük  bir cerrahi müdahale gerektirmekte olan ortopedik ameliyatlar, uzun bir zaman alan araba veyahut uçak yolculuğu benzerinde )
  • Pıhtılaşmak için çeşitli meyil sendromları ( Trombofiliye özel sendromlar )
  • Ailesel bir geçiş sebebiyle sıkça yinelenen düşük yapmanın öyküsü, genç yaşlarda bacaklarda veyahut kol kısmında, karın içinde yer alan damarlarda pıhtı oluşma gibi hikayesi bulunan hastalar bu grup içerisinde detaylı bir şekilde incelenmesi gereklidir. Bu grupta yer alan hastalarda, toplumun geri kalan insanlarına oran ile kan, damarların içinde pıhtılaşmaya genetik sebeplerden ötürü fazlasıyla meyillidir.
  • Obezite (Şişman olmak), hormon replasmanla ilgili herhangi bir tedavi olmak; kontrolsüz bir şekilde doğum kontrol haplarının kullanımı, hamilelik benzerindeki durumlar ise başlı başına pıhtılaşmayı arttırmakta olan sebepler arasındadır.

Hamilelik esnasında vücut içerisinde salınımı gerçekleştirilen hormonlar kanın pıhtılaşmaya yönelik meyilini daha da çoğaltmaktadır. Öte yandan anne ile bebeğin kanı birlikte kan dolaşımında bulunduğu için kan volümü çoğalmakta ve pıhtı oluşma riski ikiye katlanmaktadır. Tekrar bebeğin karın içindeki ve kasık damarlarına yapmış olduğu baskı sonrasında pıhtılaşma konusunda bir risk ve buna bağlı  bir şekilde DVT riski hamilelik esnasında artıyor. Üst kısımda unsurlara bağlı bir şekilde meydana gelen DVT sebeplerinin bilincinde bulunmak bu soruna karşı savunmaya geçiş yapabilmeniz açısından fazlasıyla büyük bir önem taşıyor. Kliniğimiz ise DVT hastalığına özel bir farkındalık oluşturmak ve toplumu bilinçlendirebilmek amacıyla çok büyük bir çaba göstermektedir.

DVT Tanısı Nasıl Konulur?

Hasta bireyin doktora hangi öyküyle başvurduğu ve muayene gerçekleştikten sonra DVT tanısını koyabilmek amacıyla en güvenilir yöntemlerin ilk sırasında Vönez Doopler Ultrason tetkiki gelmektedir. Ultrason yapıldığında net bir şekilde değerlendirilmesi yapılamayan hasta bireylerde ise Venografi şeklinde isimlendirilen damarı boyamaya yarıaan madde enjeksiyonu yla beraber damarın görüntülenebilmesi yöntemi kullanılarak damar içinde yer alan pıhtının  nereye uzandığı  net olarak değerlendirilebilir. Doktorlar tarafından hasta incelendiğinde koyulan tanı tedavinin sürecini belirleyici bir rol üstlenmektedir. DVT tedavi yöntemlerinin en hızlı ve etkili sonuç verenlerine ise yazımızın alt kısımlarında ulaşabilirsiniz.

DVT Tedavisi Nedir?

Pıhtının büyümesini engelleyerek erimesini sağlamak amacıyla DVT Tedavisi uygulanmaktadır. Senelerden beri uygulanan tedavi yönteminde iğne ile hap tedavileri yer almaktadır. Ancak hap ile iğnenin kullanımı pıhtıyı yok etmemekte sadece damar içinde gelişmesini engellemektedir. İlaç tedavisinin 3 ay devam etmesi ise altta yatan genetik bir hastalık yok ise yeterli olabilmektedir. Güncel tedavi yöntemi içerisinde kullanılmakta olan ilacın (tromolitik) kateter yardımı yla beraber damarın içine gönderilmesi yöntemi sayesinde akut evresindeyken (ilk başladığı 15 gün içinde) derin ven trombozu hastalığının tedavi yöntemin pıhtı komple eritilip başarıyla yapılmaktadır. Farmako mekanik tedavisi adı verilen bir başka güncel tedavi yöntemi içerisinde ise  pıhtı mekanik olarak damarların içerisinde özelleşmiş  haldeki kateter yardımıyla parçalanarak temizleniyor.

Kronik durumdaki DVT (Uzun Zamanlı DVT) halinde ise senelerden beri toplardamar tıkanıklığı bulunan hasta bireylerde pıhtının gitgide sertleşip taşlanması sonrasında damarın pıhtı oluşmuş kısmındaki toplardamar kapakçıkları zedeleniyor ve bunun sonucunda posttrombotik sendrom adını verdiğimiz duruma sebep oluyor. Kronik DVT sonrasında oluşmuş olan posttrombotik sendrom ise; bacaklar içerisinde kanın kalbe geri ye gitmemesi sonucunda göllenmesi ve buna bağlı olarak  venöz hipertansiyona sebep olarak  şişliklerle birlikte kramp, kalıcı  bir kahverengi renk değişiklikleri, cilt üzerinde sertleşme ve de ayak bileğinde çeşitli yaraların oluşmasıyla karakterize bir haldir. Bu bahsi geçen belirtiler DVT geçirmiş olan ve tedavi edilmeyen bireylerde 2 sene içerisinde gelişiyor.

Kronik DVT ise geliştiği zaman tedavi edilmesi çok zordur. Dünya üzerinde az bir merkezde uygulaması yapılan tedavi; anjiografik  ile cerrahi yöntemlerin birlikte kullanım gerçekleştirildiği bir tedavi biçimidir. (Hibrid tedavi olarak isimlendirilir) Böylelikle hedef ana kasıkta yer alan toplardamarın (Ana femonal ven) içinde yer alan pıhtının temizlenmesi ve damar açıklığının sağlanabilmesidir. İlk önce ameliyathanede koşulları içerisinde endoflebektomi yöntemiyle beraber pıhtı damarın iç kısmından çıkarılır, daha sonra da damarın o bölgesinin içine bu yamanın dikilmesi gereklidir.

Daha sonrasında ise anjiografik yöntem ile karın içinde yer alan tıkalı toplardamara özel bir kateter yöntemiyle girilip damarın iç kısmına tünel açılarak stant bırakılmaktadır. Bu yöntem ise toplamda 6 ila 7 saat devam eden çok uzun ve çok zor bir yöntem olarak bilinmesine karşın kronik DVT olan hastalarda  uygulanacak tek tedavi yöntemi olmaktadır. DVT hastalığıyla alakalı bir şekilde aklınıza takılmış olan diğer sorulara irtibat kanallarımızdan ulaşmanız olanaklıdır. Medicine Art klinikleri uzman kadrosu ve de kurumsal kimliğiyle beraber size bir telefon kadar yakında bulunmaktadır.

Randevu & İletişim
İstanbul Bakırköy Medicine Art
Op.Dr. Mustafa Bolat
Op.Dr. Serap Akat
Adres: Yeşilyurt Mah. Sipahioğlu Cad. No: 25/1 Bakırköy / İstanbul
Tel: 0212 574 25 25
GSM & WhatsApp: 0533 168 49 50

Tavsiye Ettiğimiz Merkezler ve Doktorlar
Nişantaşı (Şişli)
Op.Dr. Mehmet Ünal
Op.Dr. Özgür Çiftçi
Adres: Halaskargazi Mah. Rumeli Cad. No: 71/7 Şişli / İstanbul
Tel: 0212 265 99 99
GSM & WhatsApp: 0553 665 64 02


whatsapp

Yorum Yap

Son Eklenenler

Ücretsiz Muayene Fırsatı

Bizi takip edin

Sosyal medyada bizi takip ederek son paylaşımlarımız ve videolarımıza ulaşabilirsiniz.

Hemen formu doldurun, sizi arayalım!

RandevuFormu

  • SGK veya Özel Sigorta Gözetmeden
  • Tüm BaşŸvurulara ܜcretsiz Muayene 
  • Ameliyatsız Modern Tedaviler

close-link