Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs) Nasıl Oluşur ?

Eski yayınların bir çoğu kılların canlı gibi cildi delerek girip sinüsü meydana getirdiğine inanıyorlardı. Oysa ki kıllar canlı değildir ve böyle bir hareket yapma kabiliyetleri yoktur. Isı ve sürtme gibi fiziksel olgularla harekete geçme kabiliyetleri de yoktur. Yaylı ve burgulu bir yapıya da sahip değildirler. Patolojik ve embriyolojik incelemelerde sinüs pilonidalisin cildi meydana getiren ektoderm adı verilen dış katmandan kök aldığı ortaya çıkmıştır. Ektoderm dişlerimizde de oluşmaktadır. Bazı sinüs pilonidalislerin ameliyatı esnasında içerisinden diş çıkması ektodermal kökünü kanıtlamaktadır. Sinüs pilonidalisin içerisinde oluşan kıl, embriyolojik defektten kaynaklandığını gösterir. Diş ve kıl oraya yürüyerek dışarıdan gelemeyeceği için o bölgede onları üreten hücreler tarafından yapıldıkları düşüncesi desteklenmmektedir. Kılsız bir bayanda da sinüs pilonidalis görülebilmektedir. Tek bir hücreden böbreğin geliştiğini ispatlayan kök hücrenin bulunmasından kök hücre teorisi daha mantıklıdır.

Kıl dönmesi neden nükseder ?

Kılların üretici olan ve sinüsün duvarında yer alan kök hücrelerdir. Ameliyattan sonra nükslerin nedeni ise ameliyattan sonra duvarda parça kalmasıdır ya da çevre doku da olan kök hücrelerin bulunmasıdır.

Kıl dönmesi nasıl önlenebilir ?

Teorikte kök hücreleri bulunduran duvarın tamamının çıkarılması hedef olmalıdır. Bir çok hasta ameliyatsız bir tedavi olan lazer yöntemi ile sinüs pilonidalis tedavisinin nüks açısından tartışabilir. Lazer tedavisinde ağızdan sinüs içerisine sokulup ateşlenen lazer probu duvarı kaplayan ve salgı oluşturan epitelinin yakılarak yok olacağı ve kısmen kılların kalabileceği duvarın ortadan tamamen kalkmayacağı açıktır. Mikrosinüsektömi yöntemi uygulanan çevre ile sinüsün içerisinde kalan ve salgı yapan epiteli ile duvarın tamamen çıkarması nedeniyle en seçkin yöntemdir.

Kıl dönmesi, oluştuğunu anlayabilmek için insan embriyolojisinde olan oluşum noktalarını bilip anlamak gerekir. Bu yazıda anne ve babadan gelen eşey hücrelerinden yani sperm ve yumurtadan başlayan ve özellikle kıl dönmesi oluşturabilecek konu ile ilgili kısımlar ağırlıklı olmak üzere doğuma kadar olan süreç anlatılmaya çalışılmıştır.

Kıl dönmesi ve insan embriyolojisi

Kadın ve erkek eşey hücreleri normak bir insan kromozomunun yarısına sahiptir ve birleştikleri zaman yeni bir insan meydana getirecek olan tek hücreyi yaparlar.

Döllenmiş olan, anne ve babadab gelen özellikleri tek hücrede taşıyan bu yeni hücreye zigot adı verilir. Bölünmeye başlayarak hızla çoğalır. Çok sayıda hücreden meydana gelen ve dut şekline benzeyen bu oluşuma ise morula denilir. Çok sayıda olan hüvre grubunun merkezinden itibaren içinin boşalarak kist benzeri görünüm alması sonucunda blastokist oluşur ve bu 5 günlüktür. Blastokistin yoğun hücre içeren ve tümsek şekline sahip hücre grubu ise embriyoblast adını alır. Bebeği ve plasentasını (eşi) yaparken diğer ince hücreli çevre kısmını ise amnios zarı yapar. Blastulabu safhasında ise ana rahmi içerisinde ki iç tabakaya yerleşir.

Haftaya kadar gelen gebelik ürünün ismi embriyodur. Tabanda endometriuma ya oturan ve tümsek şekilli hücre grubu olan embriyoblasttan gelişen embriyo yassı oval bir tepsi şeklini almaya başlar. 16. günde ise yassı bir disk halini alır bu haline de blastula adı verilir.

Gastrulasyon safhası ise blastuların kenarlarından yukarı doğru kıvrılmaya başladığında görülür. Cildi meydana getiren ektoderm tabakası en üstte bulunmaktadır. Bu aşamada yassı diskin kenarlarından kıvrılarak omurga ile omuriliğin içinde meydana geleceği tüpü oluşturacak şekilde uzun bir oluk ve orta hatta aşağıdan yukarı bir şekilde kapanarak bir kanal haline gelir. Hayvanların ağız ve anüsün gelişimi insanlara göre daha önce gelişmektedir. Bu gruba dötorostom adı verilir.

Ektodermin, sırtta omurilik boşluğunu oluşturacak şekilde sağ ve solun birleşip kaynamasını sağlar. Anomali ismini verdiğimiz gelişim bozuklukları bu safhada ortaya çıkmaktadır. En önemli anomali ise sinüs pilonidalistir. Doğumda ortaya çıkmadığı  gibi seneler sonra ortaya çıkabilmektedir. Orta hattın birleşmesi sırasında ekodermin bazı hücrelerin cildin altında kalmasına neden olmaktadır. Kapanma defektlerinin daha önemlisi spina bifida adı verilen omurilik açıklığıdır. Gebeliğin 3.-8. Haftası arasında döneme embriyo adını veriyoruz. Kafa, 32 günlük olan embriyoda orta hat üstte birleşerek meydana gelir. Damak, yutak, yarık ve arkları ile ön kol çıkıntısı dikkat çeken unsurlardandır. Unencephali (beynin oluşmaması), nörol tüp defektlerinin en ciddi ve kabil olmayan durumudur.

Normal embriyonel gelişim 3. Haftadan sonra incelendiği zaman ilginç görüntüler gözlemlenmektedir. Bunlardan birisi de insan embriyosunun sonradan kaybolan kuyruğudur. Sürüngenlerde, kuşlarda, amfibik (hem karada hemde suda yaşayabilen) hayvanlarda ve insanlarda aynı embriyo yapısı vardır. Fötüs dönemi 12. haftada başlar ve kuyruk bu dönemde yavaşca kaybolur. Kuyruğun kaybolmayıp gelişim defektinde bulunması literatürde vardır ve son derece şaşırtıcı bir durumdur. Şimdi asıl konumuz olan kıl dönmesine tekrar dönelim ve disk halinde ki dönemin kesitine bakalım. Orta hattın üst tarafta oluk şeklinde birleşiceği görülmekte ve katlantının içerisinde cildin kıl üretebileceği hücrelerinin kalabileceği görülür. Son zamanların tıpta çığır açan en önemli buluşu tek kök hücresinin böbrek de dahil tek bir organ yapabilmesidir.

Sağlıklı günler dileriz.

Randevu & İletişim
İstanbul Bakırköy Medicine Art
Op.Dr. Mustafa Bolat
Op.Dr. Serap Akat
Adres: Yeşilyurt Mah. Sipahioğlu Cad. No: 25/1 Bakırköy / İstanbul
Tel: 0212 574 25 25
GSM & WhatsApp: 0533 168 49 50

Tavsiye Ettiğimiz Merkezler ve Doktorlar
Nişantaşı (Şişli)
Op.Dr. Mehmet Ünal
Op.Dr. Özgür Çiftçi
Adres: Halaskargazi Mah. Rumeli Cad. No: 71/7 Şişli / İstanbul
Tel: 0212 265 99 99
GSM & WhatsApp: 0553 665 64 02


whatsapp

Yorum Yap

Ücretsiz Muayene Fırsatı

Bizi takip edin

Sosyal medyada bizi takip ederek son paylaşımlarımız ve videolarımıza ulaşabilirsiniz.

ÜCRETSİZ MUAYENE OLUN !